Destek
Ücretsiz İndirme ve Bilgi Platformu
  • Vikipedi

Ahmet Necdet Sezer (d. 13 Eylül 1941, Afyonkarahisar), 2000'den 2007'ye kadar 10. Türkiye cumhurbaşkanı olarak görev yapan Türk hukukçu ve devlet adamıdır. Daha

Ahmet Necdet Sezer

  • Ana Sayfa
  • Ahmet Necdet Sezer

Ahmet Necdet Sezer (d. 13 Eylül 1941, Afyonkarahisar), 2000'den 2007'ye kadar 10. Türkiye cumhurbaşkanı olarak görev yapan Türk hukukçu ve devlet adamıdır. Daha önce 14. Anayasa Mahkemesi başkanı olan Sezer, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hem cumhurbaşkanlığı görevini hem de bir yüksek yargı organının başkanlığını yapmış tek kişidir. Cumhurbaşkanlığı döneminde 2001 ekonomik krizinin etkilerini önlemeye ve anayasal süreçleri korumaya yönelik politikalar izledi.

Ahmet Necdet Sezer
2004'te Ahmet Necdet Sezer
10. Türkiye cumhurbaşkanı
Görev süresi
16 Mayıs 2000 - 28 Ağustos 2007
(7 yıl, 104 gün)
Başbakan Bülent Ecevit (2000-2002)
Abdullah Gül (2002-2003)
Recep Tayyip Erdoğan (2003-2007)
Yerine geldiği Süleyman Demirel
Yerine gelen Abdullah Gül
14. Türkiye Anayasa Mahkemesi Başkanı
Görev süresi
6 Ocak 1998 - 28 Eylül 1998
(265 gün)
Yerine geldiği Yekta Güngör Özden
Yerine gelen Mustafa Bumin
Türkiye Anayasa Mahkemesi üyesi
Görev süresi
28 Eylül 1988 - 28 Eylül 1998
Başkan Mahmut Cuhruk (1988-90)
Necdet Darıcıoğlu (1990-91)
Yekta Güngör Özden (1991-97)
Türkiye Yargıtay üyesi
Görev süresi
7 Mart 1983 - 28 Eylül 1988
Başkan Cevdet Menteş (1972-80)
Derviş Turhan (1980-84)
Kişisel bilgiler
Doğum 13 Eylül 1941 (84 yaşında)
Afyonkarahisar, Türkiye
Milliyeti Türk
Evlilik(ler)
Semra Kürümoğlu (e. 1964)
Çocuk(lar) 3
Yaşadığı yer Ankara, Türkiye
Bitirdiği okul Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Mesleği Yargıç
İmzası

1983-1988 yılları arasında Yargıtay üyeliği yapan Sezer, 1988-1998 yılları arasında Anayasa Mahkemesi üyeliği, 1998 yılında da Anayasa Mahkemesi başkanlığı yaptı. 2000 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimi ile cumhurbaşkanlığı görevine seçildi. 2007 yılında cumhurbaşkanlığını Abdullah Gül'e devretti.

İçindekiler

İlk yılları ve eğitimi

13 Eylül 1941 tarihinde Afyonkarahisar'da doğdu, öğretmen Ahmet Hamdi Sezer (ö. 1979) ile ev hanımı Hatice Sezer'in (1918-2004) dört çocuğunun tek erkek olanıdır.

1958'de Afyon Lisesinden, 1962'de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Aynı yıl Ankara'da hakim adayı olarak göreve başladı. Askerliğini Kara Harp Okulunda yedek subay olarak yaptı.

Dicle ve Yerköy'de hakim ve Yargıtay tetkik hakimi olarak görev yaptı. Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinde hakim olarak, 27 Mayıs Darbesi sonrasında, Demokrat Partiye yakın olduğu bahanesiyle Türkiye'nin batısına sürgüne gönderilen 55 kanaat önderinden biri olan (Bkz: 55'ler Olayı) Ensarioğlu Ailesi'nin lideri Şeyh Abdurrezzak Ensarioğlu'nun el konulan ev ve arsalarının iade edilmesine karar verdi. Sivil yönetime yeni geçildiği ve Ensarioğlu Ailesi'nin bölgede dışlandığı bir dönemde verdiği bu kararla bölgede kan dökülmesini önlerken, Dicle'de toplumsal barışı da tesis etti.

Medeni hukuk alanında 1977 ve 1978'de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde yüksek lisans öğrenimi yaptı.

Yüksek yargı dönemi

7 Mart 1983'te Yargıtay üyeliğine seçildi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi üyesi olarak görev yaparken dönemin cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından 28 Eylül 1988'de o güne kadar atanmış en genç üye olarak Anayasa Mahkemesi üyeliğine atandı. 6 Ocak 1998'de Anayasa Mahkemesi başkanı seçildi. Görevinin 10. gününde Refah Partisinin kapatma kararını açıkladı. 28 Eylül 1998 tarihinde emekli oldu. Emekli Anayasa Mahkemesi başkanı olarak Nisan 1999'da yaptığı bir konuşma, bazı kesimlerce 28 Şubat Süreci'ne de bir eleştiri olarak algılanmış ve bazı gazetelerde manşete taşınmıştı. Bu konuşmada Sezer şunları belirtmişti:

"Düşünce özgürlüğü, demokrasinin temeli ve ayrılmaz parçasıdır. Düşünce, suç sayılırsa demokrasi olmaz. Eyleme dönüşmeyen düşünce açıklamaları cezalandırılamaz. Anayasa ve yasalardaki düşünce özgürlüğünü kısıtlayan hükümler, altına imza koyulan uluslararası anlaşmalar çerçevesinde değiştirilmelidir. Türkiye insan hakları alanında evrensel normlara uyum sağlamak için yasalarında gerekli değişiklikleri yapmak zorundadır. Düşünceyi açıklama özgürlüğü ile bağdaşmayan yasa kuralları değiştirilmelidir. Anayasa ve yasalar, özgürlüğü engelleyen öğelerden arındırılmalı, özgürlük alanı genişletilmelidir. Düşünce özgürlüğü alanında demokratik değerlere yer verilmelidir."

Cumhurbaşkanlığı (2000-2007)

 
Sezer, Vladimir Putin, Atal Bihari Vajpayee ve Nursultan Nazarbayev ile birlikte, Almatı, Kazakistan, 4 Haziran 2002

Sezer, cumhurbaşkanı seçilmeden önce kamuoyu tarafından tanınan bir isimdi.ANASOL-M koalisyon hükûmeti ortaklarının (Bülent Ecevit, Devlet Bahçeli, Mesut Yılmaz) kendileri veya partilerinden birinin adaylığında ortak karara varamamaları sonucu, hepsinin dışında bir aday olan, dönemin emekli Anayasa Mahkemesi Başkanı Sezer, Ecevit'in önerisiyle cumhurbaşkanı adayı olarak ön plana çıkmıştır. 25 Nisan 2000'de, koalisyon liderlerinin yanı sıra muhalefet liderleri Recai Kutan ve Tansu Çiller de dahil 131 milletvekilinin ortak önergesiyle Sezer cumhurbaşkanlığına aday gösterildi. Sezer, beş partinin ortak adayı olmasına karşın 367 oy gereken ilk iki turda önce 281, sonra da 314 oy aldı. 276 oyun yeterli olduğu son tur, 5 Mayıs'ta yapıldı ve Sezer, oylamaya katılan 533 milletvekilinden 330'unun oyunu alarak Türkiye'nin 10. cumhurbaşkanı seçildi. Sezer, cumhurbaşkanlığı görevini 16 Mayıs 2000'de Süleyman Demirel'den devralmıştır.

Sezer, 2000 yılı Haziran ayında ANASOL-M koalisyonu hükûmetinin 28 Şubat Kararları içinde yer alan irticâî faaliyetlere katıldığı saptananların memuriyetten çıkarılmasını kolaylaştıran kanun hükmünde kararnameyi önce uzun süre bekletti. Hükûmetin iki kez yazılı açıklama yapıp "Anayasa'ya uygun" dediği kararnameyi, 8 Ağustos'ta "hukuk devleti ilkesine aykırı" olduğu gerekçesiyle iade etti. Ecevit'in 'İmzalamak zorunda' dediği ve 'yetkisini aşmakla' suçladığı Sezer, kararname, 14 Ağustos'ta 14 sayfalık bir gerekçeyle ikinci kez kendisine gönderilince İstanbul programını kesip Ankara'ya döndü. Ecevit ile yaptıkları görüşmeye rağmen ikna olmayınca kararnameyi 21 Ağustos'ta ikinci kez Hükûmete iade etti. Ecevit de kararnameyi yasa tasarısı olarak TBMM'ye sevk etmek zorunda kaldı. Daha sonra Sezer, üç kamu bankasının özelleştirilmesini öngören kararnameyi de iade etti. Bu iadeler ANASOL-M koalisyon hükûmeti arasında krize sebep olmuş ve koalisyon lideri Ecevit "Cumhurbaşkanı kendisini Anayasa Mahkemesinin yerine koyuyor. Bakanlar kurulu ile diyaloğa kapalı olması, kurulumuzda kaygıyla karşılanmıştır. Ekonomik istikrar tehlikededir" açıklaması yapmıştır.

Sezer, önce veto ettiği Rahşan Affı'nın aynı hâliyle Meclis'te kabul edilerek tekrar önüne gelmesi sonrası 21 Aralık 2000'de yasayı onayladı.

19 Şubat 2001'deki MGK toplantısında dönemin başbakanı Bülent Ecevit'e anayasa kitapçığını fırlatmasıyla başlayan anayasa kitapçığı krizi kamuoyunda "Kara Çarşamba" olarak adlandırıldı. Bu kriz 2001 Türkiye ekonomik krizine dönüştü.

3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra anayasayı değiştirerek o dönem siyasi yasaklı olan Recep Tayyip Erdoğan'a milletvekili olma yolunu açma tartışmalarında Sezer "Demokrasi ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayacak kişiye özgü düzenlemelerden kaçınarak, hukuku siyasallaştırmak yerine, siyaseti hukuk kurallarına uygun yapmaya özen gösterilmesi gerektiği" uyarısı yaptı. Ancak Erdoğan'ın milletvekili olabilmesini sağlayacak anayasa değişikliği 13 Aralık 2002'de parlamentodan geçti. Sezer ise 18 Aralık'ta veto etti. Ancak Sezer, ikinci kez önüne gelen anayasa değişikliğini onayladı ve referanduma gitme hakkını da kullanmadı.

2002 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmeti seçilene kadar türbanlı milletvekilleri eşlerini resepsiyonlara davet etmesine rağmen bu seçimden itibaren Çankaya Köşkü'nün bir kamusal alan olduğunu belirterek başbakanın eşi de dahil hiçbir türbanlı kadını Çankaya Köşkü'ne davet etmemesi ve türbanlı bir eşin ev sahipliğinde yapılan resepsiyonlara katılmaması tartışmalara sebep olmuştur.

Veto hakkını en çok kullanan cumhurbaşkanı olan Sezer, görev süresi boyunca toplam 67 yasa, 22 bakanlar kurulu kararı ve 729 müşterek kararnameyi iade etmiştir.

16 Mayıs 2007'de görev süresi dolmasına rağmen, Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun toplantı yeter sayısı 367 olduğu tezi ve Anayasa Mahkemesinin benzer bir karar alması sonucu parlamento yeni bir cumhurbaşkanı seçememiş ve erken seçime gitmiştir. Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçildiği 28 Ağustos 2007 tarihine kadar Türkiye'nin onuncu cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.

Cumhurbaşkanlığı boyunca Adalet Bakanlığının önerisiyle kendisine gönderilen 270 kişiden 260'ının affını onaylamıştır. Affedilenler arasında; 40 DHKP-C, 6 PKK, 28 TKP/ML-TİKKO, 28 TİKB, 19 Dev-Sol, 17 MLKP, 15 THKP-C, 3 TDP, 2 TKİP, 2 TKEP, 1 DHP ve 1 Dev-Yol üyesi bulunmaktaydı. Sezer'in bu mahkûmları af gerekçesinin büyük bölümünü, açlık grevine bağlı olarak oluşan Wernicke Korsakoff sendromu adlı bir tür hafıza kaybı hastalığı olarak belirtilmiştir. Sezer ayrıca 20 adi suçlu mahkûmu da affetmiştir. Sezer tarafından affedilen 13 terör mahkûmu daha sonra bazı eylemlerde tekrar yakalanmışlardır. Affedilen mahkûmlardan Ecevit Şanlı, 1 Şubat 2013 tarihinde Ankara ABD büyükelçiliğinde intihar saldırısı sırasında ölmüştür.

Cumhurbaşkanlığı sonrası (2007-günümüz)

Cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılmasının ardından Sezer, kamuoyunda sınırlı şekilde yer aldı; bu dönemde yaptığı açıklamalar ise oldukça az oldu. Cumhurbaşkanlığı görevinden sonra yapılan tüm seçimlerde oy kullandığı bilinen Sezer, 2014 cumhurbaşkanlığı seçiminde oy kullanmamıştır. Bu tutumun, Ekmeleddin İhsanoğlu'nun adaylığına ya da Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçim sürecindeki "tıpış tıpış oyunuzu vereceksiniz" ifadesine tepki olduğu yönünde iddialar bulunmaktadır. Bazı aktarımlarda ise Sezer'in, Anayasa'nın 67. maddesine atıfla oy kullanmanın bir hak olduğunu belirterek "Bu hakkı isteyen kullanır, isteyen kullanmaz" dediği iddia edilmiştir.

5 Kasım 2017 tarihinde Sözcü gazetesinde yayımlanan bir habere göre, Ankara'da katıldığı bir tiyatro ödül töreninde konuşan Sezer'e dayandırılan haberde; Sezer, 19 Şubat 2001'de yaşanan bu krizin sebebinin aslında, Fazilet Partisi'nin kapatılma davası devam ederken Ecevit'in iki kez kendisine gelerek Fazilet Partisi'nin kapatılmaması gerektiğini söylediğini ve bunun için kendisinden Anayasa Mahkemesi'ne telkinde bulunmasını istediğini söyledi: O olayda da herkes bizim aramızdaki gerginliğin ve ekonomik krizin başlangıcının, Anayasa kitapçığı olayından kaynaklandığını zanneder. Ancak gerginlik, Fazilet Partisi'nin kapatılması davası nedeniyle başladı. Ecevit 2 kez bana gelip Fazilet'in kapatılmamasını, bunun için arkadaşlarım olan Anayasa Mahkemesi üyelerine telkinde bulunmamı istedi. Hukukun üstünlüğüne inanan ve yıllarca AYM'de görev yapan bir kişiye söylediği bu sözlere kırıldım ve reddettim. Bir süre sonra yeniden gelip aynı istekte bulundu. Yine reddettim ve o görüşmede aramızdaki gerginlik arttı. Bu durum sürerken, 19 Şubat'taki Anayasa kitapçığı olayı yaşandı. Gerginliğin asıl nedeni, Ecevit'in Fazilet konusundaki isteğiydi. MGK'da yaşananlar da, bu gerginlikten kaynaklandı.

15 Ekim 2020'de Sezer, Anayasa Mahkemesi üyesi Engin Yıldırım'ın sosyal medya hesabından AYM binasının fotoğrafını "Işıklar yanıyor" notuyla paylaşması sonucu Sezer, "13 Ekim Ankara'nın başkent oluşunun 97. yılıydı, bu yüzden Ankara'da tüm kamu kurum ve kuruluşlarının ışıkları açıktı" açıklamasında bulundu. 16 Ekim 2020'de Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Cumhurbaşkanlığı sonrası Sezer'in kamuoyuna pek fazla açıklama yapmamasını eleştirdi.

30 Mart 2023'te 2023 cumhurbaşkanlığı seçiminde Millet İttifakının adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşen basın mensuplarına konuşan Sezer, "Başarılı olmasını diliyorum, yeter mi?" Destekliyor musunuz sorusuna ise "Evet" diyerek Kılıçdaroğlu'nun adaylığını desteklediğini açıkladı.Özgür Özel'in, Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanlığına seçilmesinin ardından, Sezer, Özel'i telefonla arayarak tebrik etti. Özel, 2024 yılında Sezer'e gerçekleştirdiği ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, Sezer'i düzenli olarak ziyaret edeceklerini ifade etti.

Ailesi

1964 yılında Semra Kürümoğlu ile evlenen Sezer'in; Zeynep (d. 1966), Ebru (d. 1973) ve Levent (d. 1973) adlarında 3 çocuğu vardır.

Aldığı ödül ve madalyalar

Kurdele Ödül ya da nişan Ülke Tarih Şehir Not Kaynak
  Terra Mariana Haç Nişanı   Estonya 7007200204180000000 18 Nisan 2002 Tallinn Terra Mariana Nişanı Estonya Devlet Başkanı tarafından verilen en yüksek nişanlardan birisidir.
←Sonraki YazıÖnceki Yazı→
En Çok Okunan - Vikipedi
  • Mart 31, 2026

    Faroe Adaları

  • Mart 31, 2026

    Doğu Bloku

  • Mart 31, 2026

    Malazgirt Meydan Muharebesi

  • Mart 31, 2026

    Orhun Yazıtları

  • Mart 31, 2026

    Batı Asya

Stüdyo

  • Vikipedi

Bülten Kaydı

İletişime geç
Bize Ulaşın
© 2025 www.turkcewiki.tr-tr.nina.az - Her hakkı saklıdır.
Telif hakkı: Dadash Mammadov
Üst