Destek
Ücretsiz İndirme ve Bilgi Platformu

Stjepan Tvrtko ya da Tvrtko Tvrtković (ö. Kasım 1443), 1404-1409 ve yeniden 1420-1443 yılları arasında Bosna kralı olarak hüküm süren Kotromanić Hanedanı üyesiy

II. Tvrtko

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Stjepan Tvrtko ya da Tvrtko Tvrtković (ö. Kasım 1443), 1404-1409 ve yeniden 1420-1443 yılları arasında Bosna kralı olarak hüküm süren Kotromanić Hanedanı üyesiydi.

II. Tvrtko
II. Tvrtko'nun sikkesi
Bosna kralı
Hüküm süresi1404–1409
Önce gelenStjepan Ostoja
Sonra gelenStjepan Ostoja
Bosna kralı
Hüküm süresi1420–1443
Taç giymesiAğustos 1421
Önce gelenStjepan Ostojić
Sonra gelenStjepan Tomaş
ÖlümKasım 1443
HanedanKotromanić
BabasıI. Tvrtko
AnnesiBulgaristanlı Doroteya
DiniRoma Katolik

I. Tvrtko'nun oğluydu. Hüküm sürdüğü dönem, Bosna tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birine denk geldi. İlk kez, krallığın önde gelen soyluları Hrvoje Vukčić Hrvatinić ve Sandalj Hranić Kosača tarafından, giderek onlara bağımlı hale gelen amcası Ostoja'nın yerine kukla hükümdar olarak tahta çıkarıldı. Ancak beş yıl sonra soyluların desteğini kaybetti ve tahttan indirildi.

Ostoja'nın ikinci saltanatı sırasında siyasette çok etkin değildi. Buna rağmen daha sonra Ostoja'nın oğlu Stephen Ostojić'i devirmeyi başardı ve yeniden tahta geçti. İkinci hükümdarlığı, sürekli Osmanlı akınları ve taht mücadeleleriyle geçti. Özellikle Ostoja'nın diğer oğlu Radivoj ile giriştiği mücadele dikkat çekiciydi. Osmanlı baskısı nedeniyle Osmanlı üstünlüğünü kabul etmek zorunda kaldı.

Tvrtko iki kez evlendi ancak çocuğu olmadı. Ölümünden sonra yerine, Stjepan Tomaş geçti.

Arka plan

II. Tvrtko, Bosna'nın ilk kralı olan I. Tvrtko'nun gayrimeşru oğlu olarak kabul edilir. Annesinin kim olduğu kesin değildir ve bu nedenle doğumunun meşruiyeti de tartışmalıdır.Orta Çağ Bosnası'ndaki karmaşık dini ve toplumsal yapı nedeniyle, meşru ve gayrimeşru çocuklar arasındaki ayrım her zaman net değildi. 16.yüzyıl tarihçisi Mavro Orbini, II. Tvrtko'nun I. Tvrtko'nun Bosnalı bir soylu kadın olan Vukosava adlı cariyesinden doğduğunu ileri sürmüştür. Daha sonraki bazı tarihçiler bu görüşü benimsemiştir. Buna karşılık 19. yüzyılda Vjekoslav Klaić, annesinin I. Tvrtko'nun eşi olan Bulgaristanlı Doroteya olduğunu savunmuştur.

I. Tvrtko, 1391 yılında beklenmedik şekilde öldüğünde taht küçük yaştaki oğluna değil, akrabası Dabiša'ya verildi. Dabiša'nın ölümünden sonra ise dul eşi Helen kısa süreliğine iktidara geldi. Ancak birkaç yıl sonra o da devrilerek yerine Ostoja geçti. II. Tvrtko'nun bu dönemdeki yaşamına dair çok az kayıt günümüze ulaşmıştır.

İlk saltanatı

Kral Ostoja'nın soylulara karşı bağımsız hareket etme çabası, kısa sürede onları kendisinden uzaklaştırdı. Mart 1404'te en güçlü destekçileri olan Hrvoje Vukčić Hrvatinić ve Sandalj Hranić Kosača ile arası açıldı. Nisan sonu ya da Mayıs başında Mile'de toplanan soylular meclisi (stanak), Ostoja'yı tahttan indirince Ostoja, Macaristan kralı Sigismund'un sarayına sığınmak zorunda kaldı. Mayıs sonunda yeni kralı belirlemek için tekrar toplanan mecliste Ragusalılar Hrvoje'yi ya da sürgündeki Pavle Radišić'i öne çıkarsa da, beklenmedik bir şekilde II. Tvrtko tahta çıkarıldı. Daha önceki seçimlerde adı dahi geçmeyen Tvrtko'nun bu yükselişi tam olarak açıklanamasa da, Hrvoje ile Sandalj’ın desteği belirleyici olmuş olmalı. Soyluların onu tercih etmesinde, kendi güç alanlarına müdahale etmeyecek bir hükümdar arayışı da etkiliydi.

Haziran ayında Tvrtko yanlıları Macar ordusunu yenerek Ostoja'nın geri dönüşünü engelledi. Ancak kraliyet merkezi Bobovac ile Usora'daki Srebrenik yeniden Ostoja'nın eline geçti. Buna rağmen Bosna'nın önde gelen soylu aileleri Tvrtko'ya bağlı kalmayı sürdürdü. Ostoja ise giderek daralan bir güç alanıyla, fiilen Sigismund'un etkisi altında bir hükümdar haline geldi.

Tvrtko'nun ilk saltanatı, büyük ölçüde Hrvoje ve Sandalj'ın gölgesinde geçti. Hrvoje, kral adına karar alma ve emir verme yetkisiyle donatıldı. Tvrtko ise bir süre sarayını Hrvoje'nin Sana Nehri kıyısındaki topraklarına taşıdı. Bu durum, onun fiilen bir "kukla hükümdar" konumuna sürüklendiğini açıkça gösterir. Bu süreçte Tvrtko, Bosna'nın en değerli maden merkezlerinden biri olan Srebrenitsa'yı 1405'te Hrvoje'ye bırakmak zorunda kaldı. Sandalj ise Ostoja yanlılarının topraklarını ele geçirerek Kosača ailesini güney Bosna'nın en güçlü hanedanı haline getirdi. Hrvoje'nin etkisiyle Tvrtko'nun Napoli Kralı Ladislaus'un Macar tahtı üzerindeki iddiasını desteklemesi, onu Sigismund karşıtı cephede daha da belirgin bir konuma itti. Böylece Ostoja ile II. Tvrtko arasındaki mücadele, aslında Sigismund ile Ladislaus yanlıları arasındaki daha geniş bir siyasi çatışmanın parçası haline geldi.

Venedik ve Ragusa ile Konavle ve Pomorje bölgeleri üzerine yaşanan sınırlı anlaşmazlıkların ardından Tvrtko, her iki devlet tarafından da meşru hükümdar olarak tanındı. 1406'ya gelindiğinde Ostoja Bosna'daki desteğini büyük ölçüde yitirmiş, soylular ise açık biçimde Tvrtko'nun tarafına geçmişti. Buna rağmen Ostoja'nın ülkede varlığını sürdürmesi, Tvrtko açısından sürekli bir tehdit olmaya devam etti. Ragusa kaynakları, Tvrtko'nun ilk yıllarını "tufandan beri en çalkantılı dönem" olarak niteler. Ancak tüm bu karmaşaya rağmen Tvrtko, zamanla rakip soyluları dengeleyerek ülke içinde görece bir birlik sağlamayı başardı.

İktidarının zayıflaması

Hrvoje'nin Dua Kitabı'nda Hrvoje Vukčić Hrvatinić

Macar saldırıları neredeyse her yıl tekrarlanıyor, bu da Tvrtko'nun hayatını adeta sürekli bir baskı altında bırakıyordu. Bu çatışmalar Eylül 1408'de doruk noktasına ulaştı ve Sigismund, Tvrtko'nun kuvvetlerini kesin bir yenilgiye uğrattı. Dobor'da yaklaşık 170 küçük soylu yakalanıp surlardan aşağı atılarak idam edildi. Çatışmalar Kasım sonuna kadar sürdü. Tvrtko, soylularıyla birlikte güneye çekilerek Macar saldırılarına direnmeye çalıştı, ancak bu süreç Ostoja'nın Orta Bosna üzerindeki kontrolünü yeniden kurmasına zemin hazırladı.

1409 başlarında, Napoli Kralı Ladislaus'un Dalmaçya üzerindeki haklarını Venedik'e satmayı planladığı haberi Hrvoje'ye ulaştı. Bu gelişme Hrvoje'nin tutumunu değiştirdi ve Sigismund ile barış yapmasına yol açtı. Onu kısa sürede diğer Bosnalı soylular da takip etti. Tvrtko ile Sandalj ise Ladislaus tarafında kalınca ülkede iç savaş başladı. Ostoja bu fırsatı değerlendirerek tahtı geri almaya çalıştı. Öte yandan Sigismund da kendisini Bosna kralı olarak taçlandırma niyetindeydi. Hrvoje, Sigismund'un Bosna üzerindeki hak iddiasını tanırken, Sandalj taraf değiştirerek Ostoja'nın yanına geçti.

1409 ortalarında Tvrtko tahttan indirildi ve Ostoja yeniden hâkimiyet kurdu. Bosnalılar genel olarak Ostoja'yı kabul etti, ancak Macar kralına boyun eğmeyi reddeden tek kişi Tvrtko oldu. Macar kuvvetlerinden kaçmak için kuzey Zahumlje'nin dağlık bölgelerine çekildiği anlaşılır. Bundan sonra Tvrtko birkaç yıl boyunca siyaset sahnesinden silindi. 1414 civarında Ragusa yakınlarında, Ostoja'nın eşi Kujava'nın kardeşi Pavle Radenović'e ait topraklarda yaşadığı bilinir. Bir diğer ihtimal ise Osmanlılara sığınmış olmasıdır.

Kutsal Roma imparatoru Sigismund


1413 başlarında Hrvoje, Sandalj'ın topraklarını yağmalayarak Sigismund'u öfkelendirdi. İlişkiler hızla bozulunca Hrvoje Osmanlılardan yardım istemek zorunda kaldı. Mayıs 1414'de Osmanlı birlikleri Bosna'ya girdi. Ağustos ayında ise tahttan indirilmiş olan Tvrtko'yu "karşı kral" olarak öne sürdüler. Bu ittifakın temelinde, her iki tarafın da Sigismund'a karşı duyduğu düşmanlığın olması muhtemeldir. Pavle Radenović hemen Tvrtko'yu destekledi, ancak diğer büyük soylular aynı yolu izlemedi.Ragusa ise iki tarafla da dengeli ilişkiler kurmaya çalıştı: Osmanlı korkusuyla Tvrtko'yu kral olarak anarken, Ostoja'yı da "meşru kral" olarak tanımlamayı sürdürdü. Takip eden çatışmalarda Osmanlılar ülkedeki en etkili dış güç haline geldi, ancak Tvrtko'yu yeniden tahta çıkarmak gibi bir niyetleri olmadığı da açıkça görüldü. Pavle'nin desteği tek başına yeterli olmadı.

Osmanlı akınları sürerken Sigismund ordusunu toparlayıp harekete geçti. Tvrtko Osmanlıların zaferini umut ederken, Ostoja Macarların galip gelerek hem Osmanlı tehdidini ortadan kaldırmasını hem de kendi konumunu güçlendirmesini bekliyordu. Ağustos 1415'teki Doboj Savaşı, Sigismund'un ordusu için ağır bir yenilgiyle sonuçlandı. Ancak beklenenin aksine Osmanlılar Ostoja'yı meşru kral olarak tanıdı. Tvrtko yeniden güç kaybederken, Bosnalı soylular ilk kez toplu halde Macar etkisinden uzaklaşıp Osmanlılara yöneldi. Pavle Radenović'in öldürülmesinin ardından Tvrtko bir kez daha siyasi sahneden çekildi ve Ostoja'nın konumu daha da güçlendi.

İkinci saltanatı

Ostoja Eylül 1418'de öldü. Tahtın Tvrtko'ya geçmesi beklenirken, Ostoja'nın oğlu Stefan kral ilan edildi. Ancak 1420 başlarında Osmanlıların Bosna'ya girmesiyle Tvrtko yeniden sahneye çıktı ve onların desteğiyle kendisini bir kez daha "karşı kral" ilan etti. Sandalj hemen onun tarafına geçti. Osmanlı tehdidinden çekinen diğer soylular da kısa sürede onu takip etti. Haziran ayında Tvrtko bir soylu meclisi (stanak) topladı ve Ragusa tarafından kral olarak tanındı. Visoko başta olmak üzere pek çok önemli merkezde güçlü bir destek kazandı. Yıl sonuna gelindiğinde Stefan tamamen saf dışı bırakıldı. 1421 yazına kadar iddiasını sürdürdüyse de kısa süre sonra ortadan kaybolduğu, muhtemelen öldüğü kabul edilir. Osmanlıların iç sorunlar nedeniyle Bosna'dan çekilmesi, Tvrtko'ya iktidarını sağlamlaştırma fırsatı verdi. Aynı zamanda ülke ekonomisi de toparlanma sürecine girdi. İkinci kez tahta çıkışı, Ağustos 1421'de yapılan bir taç giyme töreniyle resmiyet kazandı. Ardından önceki kralların Ragusalı tüccarlara tanıdığı imtiyazları yeniden onayladı.

Tvrtko'nun ikinci saltanatı, kraliyet otoritesini yeniden tesis etme ve feodal beyler üzerindeki üstünlüğünü güçlendirme çabalarıyla şekillendi. Hrvoje ve Pavle'nin ortadan kalkması, Sandalj'ın ise başka sorunlarla meşgul olması, Tvrtko'nun kraliyet topraklarını genişletmesine imkân sağladı. Ayrıca Stefan'ın ölümü, annesi Kraliçe Kujava'nın oluşturduğu tehdidi de büyük ölçüde ortadan kaldırdı.

Bu dönemde Osmanlılar Bosna işlerine doğrudan müdahale etmek için fazla fırsat bulamadı. Bu da Tvrtko'ya ekonomik düzeni güçlendirme imkânı verdi; maden üretimi zirveye ulaştı ve yabancı tüccar sayısı belirgin biçimde arttı. 1422'de Venedik ile bir ticaret anlaşması imzaladı ve Dalmaçya'da Sigismund'a karşı ortak hareket etme ihtimallerini değerlendirdi. Ancak bunun karşılığında Venedik yönetimindeki Dalmaçya şehirleri üzerindeki hak iddiasından vazgeçmek zorunda kaldı. Venedik aracılığıyla Malatesta ailesinden uygun bir Katolik gelin bulma girişimleri de gündeme geldi. Split Başpiskoposu'nun aracılığıyla yürütülen bu süreç sonuçsuz kaldı.

Tvrtko'nun Venedik ile yakınlaşması hem Ragusa'yı hem de Osmanlıları rahatsız etti. Ragusa ticari ayrıcalıklarını kaybetmekten endişe ederken, Osmanlılar Venedik ile olan rekabetleri nedeniyle bu yakınlaşmayı hoş karşılamıyordu. 1424 baharında Osmanlı akınları yeniden başladı ve Tvrtko'ya Venedik'e fazla yaklaşmanın kabul edilmeyeceği açıkça gösterildi. Bunun üzerine Tvrtko, Venedik ile kurduğu ittifakı kademeli olarak zayıflattı.

Her ne kadar bu durum Ragusa'nın işine gelmiş olsa da, iki taraf arasındaki gerilim tamamen ortadan kalkmadı. Aynı yıl Tvrtko'nun akrabası Vuk Banić, Kraliçe Kujava'nın desteğiyle tahtı ele geçirmeye çalıştı, ancak başarısız oldu. Ragusa, geleneksel olarak soylulara sığınma hakkı tanıdığından, Vuk'a da koruma sağladı. 1424 yılında, Osmanlılar komşu Sırp Despotluğu'na akınlar düzenlerken, Tvrtko Sigismund'un daha önce Sırp hükümdarı Stefan Lazareviç'e verdiği Srebrenitsa'yı geri almaya çalıştı. Ancak Ragusalı tüccarların Sırplara destek vermesiyle bu girişim başarısız oldu. Stefan'ın kuvvetleri daha sonra Bosna topraklarını yağmaladı.

Macaristan Krallığı ile ittifakı


1425 yılında Tvrtko, olası yeni Osmanlı saldırılarına karşı güçlü bir müttefike ihtiyaç duyduğunu fark etti. Venedik'e güvenemeyeceğini anlayınca Macaristan ile ilişkilerini geliştirmeye yöneldi ve kısa süre içinde bir antlaşma yapıldı. Ancak Osmanlılar buna sert saldırılarla karşılık verdi. Tvrtko, Osmanlı üstünlüğünü kabul etmek ve yıllık vergi ödemeyi kabul etmek zorunda kaldı. 1426'da Osmanlıların geri çekilmesiyle birlikte, Macaristan ile ittifak kurma ihtiyacı daha da belirgin hale geldi.

1422 yılında Sırp Despotluğu'nun ve Bosna Krallığı'nın sınırlarını gösteren harita. Yukarıda, iki devletin Macaristan Krallığı ile olan sınırları da gösterilmektedir.

Tvrtko'nun zayıf durumu, Sigismund'a önemli bir koz verdi. Sigismund, kendi kayınpederi Celje Kontu II. Hermann'ın, çocuğu olmayan Tvrtko'nun vârisi olarak tanınmasını şart koştu. Hermann, Tvrtko'nun halasının oğlu olmasına rağmen her şeyden önce bir Macar soylusuydu ve Bosnalı soylular açısından bu durum oldukça rahatsız ediciydi. Bu sırada Vuk Banić yeniden taht iddiasıyla ortaya çıktı ve Tvrtko güç dengelerinin aleyhine döndüğünü açıkça gördü.

Bu nedenle Macaristan ile ilişkisini daha da derinleştirdi. 1427 sonbaharında Hermann'ı resmen vârisi olarak tanımakla kalmadı, aynı zamanda Macarlarla evlilik yoluyla bağ kurmayı da kabul etti. Seçilen gelin, Usora banı'nın kızı Dorothea Garai idi. Ancak bu evlilik, Sandalj ve Zlatonosović ailesinin tepkisini çekti. 1428'de düğüne katılmayarak açık bir muhalefet sergilediler. Tvrtko daha sonra Sandalj ile uzlaşmayı başardı, fakat Zlatonosović ailesine karşı sert önlemler alarak topraklarına el koydu.

1432’de Sırp despotu Stefan Lazareviç'in halefi Đurađ, Sandalj ve Osmanlıların desteğiyle Radivoj'u tahta aday gösterdi ve ülkenin büyük kısmını kontrol altına aldı. Tvrtko'nun en önemli desteği, Hrvoje'nin yeğeni ve halefi Juraj Vojsalić'ten geldi. Bu sayede yalnızca Orta ve kuzeybatı Bosna'yı elinde tutabildi. Tvrtko Visoko'ya çekildi, ancak kısa süre sonra Sandalj’ın hastalanarak Radivoj’a destek veremeyecek duruma geldiği ortaya çıktı. Đurađ Branković ise Tvrtko'nun daha önce Zlatonosović ailesinden aldığı toprakları elde etmekle yetinerek Radivoj'a olan ilgisini kaybetti. Buna karşın Osmanlılar Radivoj'u desteklemeye devam etti ve 1434'te onun adına Bobovac'ı ele geçirdi.

Yıllar süren çağrıların ardından Macarlar 1434 ortalarında Bosna'ya girdi. Tvrtko adına Jajce, Hodidjed, Bočac ve Komoçin Kalesi'ni geri aldılar. Ancak Macar ordusu çekilir çekilmez Tvrtko bu kazanımları hızla kaybetti. Hatta kendisinin de orduyla birlikte Macaristan'a çekildiği ve 1435'te Buda sarayında bulunduğu bilinir. Aynı yıl Radivoj, Osmanlı desteğini kaybedince tehdit olmaktan çıktı. Ancak Sandalj'ın ölümü, Tvrtko için yeni ve daha önemli bir sorun doğurdu. Sandalj’ın yeğeni ve halefi Stjepan Vukčić Kosača, kısa sürede en güçlü ve en zorlu rakiplerinden biri haline geldi.

Son yılları

Radivoj, II. Tvrtko'nun saltanatının geri kalanında kendisini Bosna kralı olarak ilan etmeye devam etti. Osmanlılar ve Stjepan Vukčić Kosača tarafından sembolik olarak destekleniyordu. 1443 yılında Stjepan, Zeta pahasına topraklarını genişletmeye çalışırken Tvrtko, onun yokluğunu ve Osmanlıların Varna Haçlı Seferi ile meşgul olmasını fırsat bilerek harekete geçti. Ancak Stjepan zamanında geri dönerek topraklarını savunmayı başardı.

Tvrtko, Kasım 1443'te çocuksuz olarak öldü. Yerine, siyasi açıdan fazla öne çıkmamış olan kuzeni Stjepan Tomaş'ın geçmesini vasiyet etmişti. Tomaş, Radivoj'un kardeşi ve Ostoja'nın gayrimeşru oğluydu. Celje Kontu II. Hermann'ın 1435'te ölmesi, bu geçişi kolaylaştırdı. Taht değişiminin sorunsuz gerçekleşmiş olması, Tvrtko'nun Tomaş'ın tahta çıkışını bilinçli şekilde hazırladığını düşündürür. Muhtemelen amacı, mirasının Radivoj gibi istenmeyen bir figüre geçmesini engellemekti.

II. Tvrtko, I. Tvrtko'dan sonra Bosna tahtında en uzun süre kalan hükümdar oldu. Aynı zamanda kraliyet otoritesini yeniden tesis etme ve devleti merkezîleştirme konusunda haleflerinin çoğundan daha etkili bir rol oynadı. Siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda bıraktığı etki, Bosna tarihinde kalıcı bir iz oluşturdu.

Üst