Destek
Ücretsiz İndirme ve Bilgi Platformu

Kızlar ağası ya da Darüssaade ağası, Osmanlı Devleti'nde haremden sorumlu olan yüksek düzeydeki görevliye verilen isimdi.

Kızlar ağası

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Kızlar ağası, cüce ve ak Ağa
Kızlar ağasının çocuk yaştaki bir Osmanlı şehzadesini sünnet törenine götürmesi (1720-1732)

Kızlar ağası ya da Darüssaade ağası, Osmanlı Devleti'nde haremden sorumlu olan yüksek düzeydeki görevliye verilen isimdi.

Sarayın, cinsel işlevi yok edilmiş (hadım edilmiş) siyah ırktan olan erkek köleleri arasından seçilirdi. Kızlar ağası padişah ve sadrazamdan sonra Osmanlı Devleti'nin üçüncü en yüksek görevlisiydi. Dolayısıyla padişaha en yakın kişilerden biriydi ve padişahla devlet ricâli arasındaki haberleşmede aracı rolü üstleniyordu.

Kökeni

Osmanlı sarayında her zaman yüzlerce siyah köle görev yapardı. Bu siyah kölelerin cinsel işlevleri ergenliğe ulaşmadan önce yok edilmiş (hadım edilmiş) oluyordu. Osmanlılar bir erkeğin hadım edilmesini İslam dinine aykırı kabul ettikleri için kendileri bu köleleri hadım etmezlerdi ama önceden hadım edilmiş köleleri satın almakta bir sakınca görmezlerdi. Hadım edilmiş siyah köleler genellikle Mısır ve Sudan gibi ülkelerden Mısırlı Hristiyan veya Yahudi köle tüccarları tarafından İstanbul'a getirilip pazarlanırlar, bazen de saraya hediye olarak sunulurlardı. Bazı siyah köleler kendileri için daha yüksek imkânlar bulmak amacıyla kendi istekleri veya ailelerinin istekleri üzerine hadım edilip köle olurlardı. Diğer siyah köleler ise bazen bir suç işledikleri için ceza olarak, bazen de köle tüccarları tarafından ele geçirilip hiçbir suç işlemedikleri halde kazanç amacıyla hadım edilip köle olarak satılırlardı.

Kızlar ağası, 18. yüzyıl

Hadım edilmiş siyah kölelerin Osmanlı sarayında yaygın şekilde görev almalarının birçok nedeni vardı. Öncelikle kadınlarla cinsel ilişki kuramamaları sebebiyle haremde görev yapmalarında bir sakınca görülmüyordu. Hiçbir zaman çocukları olmayacağı için ve hiç akrabaları da olmadığı için padişah ve saraya olan sadakatlerinden kuşku duyulmuyordu. Hareme gelen bu siyah köleler en aşağı rütbede hizmete başlarlardı. Sonra sırasıyla acemi ağası, nöbet kalfası, ortanca, hasıllı, on ikinci hasıllı, yaylabaşı gulamı, yeni saray baş kapı gulamı olurlar ve en başarılı olanları kızlar ağası olarak atanırdı. Görevden alındıkları takdirde Mısır'a gönderilerek onlara ömür boyu bir maaş bağlanırdı.

Görevleri ve artan siyasi nüfuzu

Darüssaade ağası, başlangıçta saray teşkilatında Bâbüssaâde ağasına bağlı bir görevliyken, özellikle 16. yüzyılın sonlarından itibarenHarem-i Hümâyun'un ve valide sultanların nüfuzunun artmasına paralel olarak Osmanlı yönetiminde önemli bir konuma yükseldi. 17. yüzyılda Enderun teşkilatı içindeki bağımsız konumu belirginleşen Darüssaade ağaları, harem düzeninin korunması, cariyelerin ve hadımların idaresi, saray içi disiplinin sağlanması, haremdeki nikâh, sünnet düğünü ve doğum törenlerinin düzenlenmesi, şehzadelerin eğitiminin denetlenmesi ve Surre Alayı'nın sevki gibi görevleri üstleniyordu. Valide sultanlar harem yönetimini çoğu zaman Darüssaade ağaları aracılığıyla yürütüyor, bu durum makamın siyasî etkisini artırıyordu. Darüssaade ağası, harem zabiti olarak içeri giren çıkan her şeyden sorumluydu.

Darüssaade ağalarının nüfuzu yalnızca sarayla sınırlı kalmadı. Özellikle küçük yaşta tahta çıkan padişahlar döneminde valide sultanların Divan üyeleriyle ve devlet ricâliyle ilişkilerinde başlıca aracı hâline geldiler. Bu dönemde bazı vezirlerin, beylerbeylerinin ve diğer üst düzey görevlilerin harem çevresinin himayesiyle yükseldiği, Darüssaade ağalarının da bu süreçlerde etkili olduğu görülmektedir. 17. yüzyılda devlet görevlerine yapılan bazı tayinlerde ve saray içi siyasî mücadelelerde Darüssaade ağalarının etkin rol oynadığı, çağdaş kaynaklarda da vurgulanmaktadır.

Makamın gücünün artmasında ekonomik imkânları da önemli rol oynadı. 1587'den itibaren Haremeyn ve Selâtin vakıflarının denetiminin Darüssaade ağalarına verilmesiyle birlikte Mekke ve Medine'ye tahsis edilen vakıfların gelirleri onların gözetimine geçti. Bu vakıfların gelirlerinin toplanması, harcamalarının denetlenmesi ve Surre Alayı'nın organizasyonu Darüssaade ağasının sorumlulukları arasındaydı. Zamanla yüzlerce vakfın idaresi bu makamın kontrolüne girerken, Darüssaade ağaları geniş mali kaynaklara ve önemli bir patronaj ağına sahip oldu.

17. yüzyılın sonlarına doğru Darüssaade ağası, Osmanlı saray hiyerarşisinin en güçlü görevlilerinden biri hâline geldi. Kaynaklarda makamın protokol bakımından vezîriâzam ve şeyhülislâmdan sonra geldiği belirtilmektedir. Bazı Darüssaade ağaları padişahların tahttan indirilmesi veya tahta çıkarılması süreçlerinde etkili olmuş, saray siyasetinin belirleyici aktörleri arasında yer almıştır. Bununla birlikte makamın sahip olduğu geniş mali yetkiler ve vakıf gelirleri üzerindeki denetimi zaman zaman yolsuzluk ve nüfuz mücadelelerine ilişkin eleştirilere de konu olmuştur. Tanzimat'ın ilânından sonra yetkilerinin çoğu ellerinden alınmış; İkinci Meşrutiyet'in ilânıyla ikinci ve üçüncü derecedeki memur seviyesine getirilmişlerdir.

Üst