| Rıza Pehlevi | |||||
|---|---|---|---|---|---|
Üniformalı Rıza Şah, y. 1931 | |||||
| İran Şahı | |||||
| Hüküm süresi | 15 Aralık 1925 - 16 Eylül 1941 | ||||
| Taç giymesi | 25 Nisan 1926 | ||||
| Önce gelen | Ahmed Şah Kaçar | ||||
| Sonra gelen | Muhammed Rızâ Pehlevî | ||||
| 16. İran Başbakanı | |||||
| Hüküm süresi | 28 Ekim 1923 - 1 Kasım 1925 | ||||
| Önce gelen | Hasan Pirniya | ||||
| Sonra gelen | Mohammad Ali Foroughi | ||||
| İran Savunma Bakanı | |||||
| Hüküm süresi | 24 Nisan 1921 - 1 Kasım 1925 | ||||
| Önce gelen | Mesud Kayhan | ||||
| Sonra gelen | Emir Abdullah Tahmasebi | ||||
| Doğum | 15 Mart 1878 Alaşt, Sevadkuh şehristanı, Mâzenderan, Kaçar Devleti | ||||
| Ölüm | 26 Temmuz 1944 (66 yaşında) Johannesburg, Güney Afrika Birliği | ||||
| Defin | 7 Mayıs 1950 Rey, İran | ||||
| Eş(ler)i |
| ||||
| Çocuk(lar)ı | Hamdam el-Saltaneh Pehlevî Şems Pehlevî Muhammed Rızâ Pehlevî Eşref Pehlevi Ali Rıza Pehlevî Gulam Rıza Pehlevi Abdül Rıza Pehlevî Ahmed Rıza Pehlevî Mahmud Rıza Pehlevî Fatemeh Pehlevî Hamid Rıza Pehlevî | ||||
| |||||
| Hanedan | Pehlevî Hanedanı | ||||
| Babası | Abbas-Ali Han | ||||
| Annesi | Noush-Afarin | ||||
| Dini | İsnâaşeriyye İslam | ||||
Askeri kariyer | |||||
| Bağlılığı | Kaçar Devleti (1894-1925) Pehlevî İranı (1925-1941) | ||||
| Branşı |
| ||||
| Hizmet yılları | 1894-1921 | ||||
| Rütbesi |
| ||||
| İmza | |||||
Rıza Şah Pehlevi (Farsça: رضا شاه پهلوی Rezā Şāh Pahlavi, IPA: [rezɑː ʃɑːhe pæhlæviː]) (d. 15 Mart 1878 - ö. 26 Temmuz 1944), 1925-1941 arasında İran'ın şahı olarak görev yapmıştır. Büyük Rıza Şah (Farsça: رضا شاه بزرگ) adıyla da tanınmaktadır. Kaçar Hanedanı'nın son şahı olan Ahmed Kaçar'ı devirerek Pehlevi Hanedanı'nı kurmuştur. Kurduğu Pehlevi rejimi laik, milliyetçi, militarist ve anti-komünist bir rejimdir.
Doğumu

Rıza Han, 15 Mart 1878'de Mazenderan Eyaleti'ne bağlı Savadkuh şehristanı'nın Alaşt köyünde doğmuştur. Babası Abbas Ali (1815-1878) Savadkuh şehristanı'nda albay olarak görev yapmıştır. Annesi Nushafarin Zehra Müslüman Gürcü göçmeni kökenlidir. Rıza Han'ın büyükbabası Murat Ali Han da askerdir ve 1848'de Herat kuşatmasında hayatını kaybetmiştir.
Murat Ali Han'ın 7 oğlu vardır. İlk oğlu Cheragh Ali, Tahran'da yaşamış ve orduda makam sahibi olmuştur. İkinci oğlu Nusratullah Han, Savadkuh'da astsubaydır ve Rıza Han bir süre bu amcasının yanında çalışmıştır. Rıza Han, babası Abbas Ali Han'ın yedinci yani son oğludur.
Rıza Şah'ın babası Abbas Ali Han, 1814'te Alaşt'ta dünyaya gelmiş, genç yaşta aile mesleğı olan subaylığı seçmiş ve Binbaşı unvanıyla III. Afgan Harbi'nde savaşmıştır. Rıza Han, Albay Abbas Ali Han'ın ikinci evliliğinden olan çocuğudur. Rıza Han henüz altı aylıkken babası vefat etmiştir.
Gençliği
Rıza Han dayısı Ebulkasım'ın önerisiyle 16 yaşındayken astsubay rütbesiyle orduya katılmıştır. 1898'de kendi ilçeleri Savadkuh'ta görev almıştır. Nusretullah Han (Rıza Han'ın amcası) ile olan anlaşmazlığı nedeniyle Kazzag (Farsça: ﻘﺯﺍﻖ) birliğine (eğitimsiz askerlerin birliği) katılmış ve 1921 darbesine kadar bu birlikte hizmet etmiştir.
Rıza Han cesaret ve aydınlığı sayesinde birliğinde hızla yükselmiştir. Rıza Han bu birliğin emrinde birçok iç savaşta görev almıştır. Aynı zamanda hizmet ettiği birlikte Abdul Hüseyin Mirza Farmanfarma'nın emrinde Topçuluğu da öğrenmiştir. Daha ilk zamanlardan Rıza Han, Pers ordusunun yabancı komutanlar tarafından komuta edilmesinden rahatsızdır. Rıza Han göstermiş olduğu üstün başarılarından dolayı hızla yükselmiş ve tuğgeneral rutbesine terfi etmiştir. Bu sayede Kazak birliğinin ilk İranlı komutanı olmuştur.
Rıza Han komutanlığı döneminde Ahmed Şah'ın yeteneksizliğinden rahatsız olmaya başlamıştır.
Ülkenin başına geçmesi
1920'nin sonlarında Sovyetler Birliği'nin desteği ile Gilan'da oluşan ve çoğunluğu Gilanlı, Alı, Kürt ve Ermenilerden oluşan, kendilerine Jangali (Orman adamı) adı verdikleri gerillalar, Mirza Kuçik Han'ın komutasındaki gerillalar, Tahran'ı ele geçirme çabasına girmişlerdir. Gerilla birliği Sovyetlerden aldığı destekle başkent Tahran'da politik ve sosyal krize neden olmuştur. 21 Şubat 1921'de Rıza Han, Seyyid Ziyaeddin Tabatabai ile birlik olup darbe yapmıştır. Emrindeki birlikler Tahran'ının 150 Km. batısında yer alan Kazvin'e yerleşmiş ve hükûmeti kan dökmeden istifaya zorlamışlardır.
Darbenin başarısından sonra Tabatabai Başbakan olmuştur. Rıza Han ise ordu komutanı olmuştur. Nisan 1921'de ise ordu komutanlığının yanında Savunma bakanlığı görevini de üstlenmiştir. İşte bu dönemde Rıza Han yeni ismini almış ve Rıza Han Sardar Sepah olmuştur. (Farsça: رضا خان سردار سپاه).
Rıza Han ve birlikleri darbeyle uğraşıyorken Pers Diplomat Moskova'da Rus birliklerinin İran'dan (O dönem ülkenin adı henüz Persia idi) geri çekilmeleri için bir antlaşma hazırlamak için diplomatik görüşmelerini yapmaktaydı.
Rıza Han'ın 1921 İran darbesi,Büyük Britanya tarafından desteklenmiştir. İngilizler onun birliğine silah ve mühimmat sağlamışlardır. Büyük Britanya, Rusların İran'dan çıkmasını istemiş çünkü onları kendilerinin sömürgesi Hindistan'a bir tehdit olarak görmüşlerdir. Bu dönemde İran Arap ve Moğol istilasından sonraki en kötü dönemini yaşamaktaydı. Son dönemlerde güç sahibi olan şahların hiçbiri güçlü ve becerikli insanlar değillerdi. İran Ruslara karşı iki savaş kaybetmişti ve ülkede gün be gün yabancı istilasının boyutu artıyordu.
1921'de Rusların desteğini alan Mirza Kuçik Han Gilan'da Sovyet bir cumhuriyet ilan etmiştir. Aynı zamanda Horasan Kürtleri de bölgelerinde kargaşa yaratmaya başlamışlardır.
Tabatabai ile kurdukları hükûmet 100 gün sürmüştür. Sonunda Rıza Han gücü ele geçirmiş ve başbakan olmuştur.
26 Ekim 1923'te Rıza Han gücü ele geçirmiş ve Ahmed Şah önce İngiliz büyükelçiliğine daha sonra Avrupa'ya kaçmıştır. Rıza Han başbakan olarak gücünü Kaçar Hanedanı'na mensup veliaht ve aile üyelerinin potansiyeline karşı korumak istemiştir. Yıllardır ülkesi için bir cumhuriyeti arzulamış ve gücü ele geçirdiği dönemde bu hayalini gerçekleştirmeye çalışmıştır. Emrindeki güçler ülke genelinde cumhuriyet propagandası yapmaya başlamışlardır. Ancak ülkede kurulacak cumhuriyet İngiliz çıkarlarına aykırı olmuştur. Ayrıca cumhuriyetin kurulması din adamlarının da çıkarlarına aykırı olmuştur. Yıllardır İngilizler ülke mollalarının nabzını tutmuş, verdikleri destekle mollalar cumhuriyete şiddetle karşı çıkmış ve onu takiben eğitimsiz halk da onlara uymuştur.
Cumhuriyet hayalinin gerçekleşmeyeceğinin farkına varan, gücü elinden kaçırmak istemeyen ve ülkesinin bütünlüğünü korumak isteyen Rıza Han 1925'te artık tüm karşı çıkan mollalar ve meclis vekillerine karşı kraliyetini mecliste oy birliği ile kabul ettirmiştir. O, köy ağaları, toprak sahipleri ve mollaları, İslam yasalarını koruyacağına ve büyük değişiklikler yapmayacağına ikna etmiştir. Meclis 12 Aralık 1925'te toplanmış ve kraliyetin Kaçar şahı Ahmed Şah'tan alınıp Rıza Han'a verilmesine karar vermiştir.
Kuşkusuz Britanya'nın onun tahta oturmasında büyük rolü vardır, çünkü İngilizler Kaçarların Ruslara yakınlığından ve boyun eğmelerinden rahatsızlardır.[kaynak belirtilmeli]
Üç gün sonra, 15 Aralık 1925'te Krallık yeminini etmiş ve resmen İran Şahanşah Devleti'ni kurmuştur.
Saltanatı


Rıza Şah'ın saltanata başlaması kolay olmamıştır, ülke gergindir, ülkenin genelinde ayaklanmalar vardır. Rıza Han yıllardır onlarla mücadele etmiş ama saltanatının ilk yıllarında hepsini yok etmiştir. Ülke genelini bireysel silahlanmadan arındırmıştır. Hâlen ülkede kişisel silah sahibi olmak sıkı denetim altındadır.
Rıza Han kabinesindeki bakanlardan ona rakip olabilecek kişileri elemiş, Kraliyet bakanı Teymurtaş, yabancılardan rüşvet alma ve şaha karşı darbe planı yapmakla suçlanmış ve suçlu bulunmuştur. 1932'de onu görevden almış ve Eylül 1933'te Teymurtaş hapishanede öldürülmüştür. Saltanatının ilk üç yılında başarılarında büyük rol oynayan maliye bakanı Firuz da Mayıs 1930'da aynı suçlardan suçlu bulunmuş ve Ocak 1938'de hapishanede öldürülmüştür. Adalet bakanı da aynı suçlarla suçlanmış ve Şubat 1937'de intihar etmiştir.
21 Mart 1935'te Rıza Şah yabancı ülkelerden ülkesini İran yani "Aryanların toprağı" olarak tanımalarını istemiştir. Persiya (Fars) gerçekte İran'ın bir eyaletidir. Düşmanları, Batı insanının gözünde ülkenin geçmişinin şimdiki haliyle ayrılacağını söylemişlerdir. Gerçekte de söyledikleri çok yanlış değildir, günümüzde birçok yabancı Persiya'nın İran ile aynı ülke olduğunu bilmemektedir.
Rıza Şah 1400 yıldan sonra, İran'ın Musevilere saygı gösteren ilk şahı olmuş ve bu jestin karşılığında Museviler onu Kuroş'tan (Kiros) sonra en çok saygı duydukları ikinci şah olarak ilan etmişlerdir. (Kiros 2500 sene önce onlara can güvenliğini sağlamış, İran'a yerleştirmişti).
1936-1941 dönemi kadınların dirilişi dönemidir. Rıza Şah ülkenin kadınlarını zorla örtünmekten kurtarmak istemiş, ama gücünün yerleşmesini beklemek zorunda kalmıştır. Destekçileri örtünmenin kadınların sosyalleşmesi ve çalışmasına fiziki olarak engel olduğunu söylemişlerdir. Rıza Şah'ın kara çarşafı yasaklayan ve kadın ve erkeklere yeni kıyafetlerin getirildiği yasaya (Farsça: ﺣﺠﺎﺏ ﻜﺸﻑ, Atatürk'ün inkılâplarından Kıyafet İnkılâbı'nın karşılığı) ciddi muhalefet yapanlar çıkmıştır. Din adamları ve İslami görüşleri olan insanlar yasaya karşı çıkmışlardır. Birçok kadın Rıza Şah istifa edip oğlunun yerine geçmesi ve kara çarşafı serbest bırakmasına kadar evden dışarı çıkmamıştır. Yasa sıkı bir şekilde denetlenmiş, modernleşen toplumda artık kadınlar da boy göstermeye başlamıştır. Yasayı 1931 Evlenme Yasası ve 1932'de “Tahran Doğulu Kadınlar Kongresi” takip etmiştir. Ülke, tarım ve ticaret anlamında kısmi bir gelişim elde etmiştir. Yeni fabrikalar kurulmaya çalışılmıştır. Buna rağmen dinsel simge addedilen unsurlara yönelik yasaklamalar yüzünden radikal kesim her türlü reformu eleştirmiştir.
Rıza Şah ülkedeki medrese eğitimine son vermiştir. Artık modern okullar açılmıştır. Çocukların okula gitmesi gerekmektedir. Rıza Şah, İran'ın ancak bilinçli bir halka sahip olursa ayakta kalabileceğine inanmıştır. Eğitim reformu da din adamlarınca eleştirilmiş, din adamları insanlara “Okullar oğullarınızı kâfir, kızlarınızı fahişe yapmak için eğitiyor” sloganıyla camilerde boy göstermeye başlamışlardır. Birçok aile çocuklarını okuldan almaya başlamış ama Rıza Şah'ın gücüne karşılık, birçok din adamı, Irak topraklarına, Kerbela ve Necef'e kaçmış; bazıları ise Kum'da gizlenmiştir. Onlardan biri Rıza Şah'ın yaptığını gelecekte yıkacak olan Humeyni idir.
Rıza Şah verdiği burslarla birçok öğrenciyi Avrupa'ya okumak için göndermiştir. Öğrencilerin bir bölümü harp okulları, bir bölümü de üniversitelerde okuyup ülkeye döneceklerdir.
Artık Rıza Şah hayallerinin büyük bir bölümüne ulaşmıştır. Ama onun en büyük hayali tam bağımsız İran'dır. İngilizlerin İran'daki güçleri onu çok rahatsız etmiştir. Aslında yıllardır ufak tefek İngilizlerin isteklerini yerine getirmemeye başlamıştır. Örneğin 1931'de Kraliyet Hava Yolları'nın İran üzerinden uçmasını reddetmiştir. Ama Lufthansa'nın İran üzerinden uçmasına müsaade etmiştir. Ve 1932'de İngilizleri tek taraflı olarak William Knox D'Arcy ile yapılan petrol anlaşmasını ve takiben Anglo-Fars petrol anlaşmasını feshetmiştir. Anlaşma 1961'de sona erecektir ve bu anlaşma İran'ın petrol gelirinin sadece %16'sının İran devletine verileceğini söylüyordur. Rıza Şah % 21 talep etmiştir. İngilizler ise boyun eğmek zorunda kalmışlardır. Reformlar devam ediyordur ve Rıza Şah artık yabancı kimselerle yapacağı her anlaşmada çok dikkatli davranıyordur.
Rıza Şah orduyu yeniden düzenlemiştir. Ordu artık eskisi gibi bölük bölük ordu olmayacaktır. İtalyanlardan aldığı gemilerle deniz kuvvetlerini, Almanlardan aldığı birkaç uçakla hava kuvvetlerini kurmuş ve hepsini genelkurmay başkanlığına (Farsça: ﺍﺮﺗﺵ ﺴﺗﺎﺩ) bağlamıştır.
Dünyada artık işler değişmiştir. Almanya'da Adolf Hitler Aryanların üstün ırk olduklarını savunuyordur. İranlılar'ın soyu Aryanlara uzanıyordur. İngilizlerin elini ülkeden kesmek istemiş, böylece “Tam bağımsız İran” hayali gerçek olacaktır. Moskova cephesi kötü durumdaydı. İttifak güçleri Ruslara İran toprakları üzerinden mühimmat göndermek istemiştir. Rıza Şah bu öneriyi reddetmiştir. Bu cevabın karşılığında ittifak güçleri ülkeye girmeye başlamıştır. 1941 yılının ağustos ayında Ruslar kuzeybatıdan, İngilizler güneyden ülkeye girmiştir. Rıza Şah orduya hazır ol emrini vermiştir. Ancak ordunun hazırlığı bu hamlenin karşılığında yetersizdir. Zamanında Ruslardan satın alınmış olan silahlar Ruslara karşı işlemiyordur. Yine de İran yabancıların politik hilelerine kurban gitmiştir. Yabancılar İran'a girmişler, Rıza Şah daha fazla gerginlik ve kargaşanın yaşanmaması için istifa etmek zorunda kalmış, Muhammed Ali Füruği'nin yaptığı diplomatik çabalar sonucu Büyük Britanya Rıza Şah'ın oğlu Muhammed Rıza Pehlevi'nin tahta geçmesini kabul etmiştir. Britanya'dan gelen mesajda:
“Veliahtınızın sizin yerinize tahta oturmasını kabul ediyoruz ama majestelerini başka bir seçenek olduğunu düşünmesinler.” denmiştir.[kaynak belirtilmeli]
İngiliz istilası tamamlanmış ve ittifak güçleri İran demir yollarını kullanma hakkını elde etmişler, işte bu dönemde Winston Churchill İran'ı "Zafer Köprüsü" olarak adlandırılmıştır.
Ölümü
İngilizler hâlâ Şah Rıza'dan korkuyorlardır. Onun tekrar onlara karşı girişimde bulunacağını düşünerek gözaltında Bandar Abbas'tan gemiyle yurtdışına çıkarmışlardır. Rıza Şah, ülkeyi yanına aldığı bir avuç toprakla terk etmek zorunda kalmıştır. İngilizler ilk önce onu Mauritius adasına götürmüşerdir. Rıza Şah alışkın olmadığı tropikal havadan dolayı hastalanmıştır. Uzun uğraşlar sonucu İngilizler onu Güney Afrika'daki Johannesburg'a götürmeyi kabul etmişlerdir. Rıza Şah 26 Temmuz 1944'te Johannesburg'da ölmüştür. Ölümü pek çok entelektüel kimselerce İngilizler tarafından tezgâhlanmıştır ama hiçbir zaman doğrulanmamıştır. Doktoru onun hazımsızlığı olduğunu söylemiştir, bilinen kalp problemi yoktur.
Ölümünden sonra Mısır'da mumyalanmış ve Kahire Al Rifa'i Camii'nde saklanmıştır. Yıllar sonra mumyası İran'a getirilmiş ve Ray kentinde hazırlanan mozolesine törenle gömülmüştür. İran meclisi ölümünden sonra ona “Büyük” (Farsça: بزرگ) lakabını vermiştir. 1979 İran Devrimi'nden sonra mozolesi Sadık Halhali tarafından, Humeyni'nin onayıyla yıkılmıştır.
Yaptığı reformlar
Rıza Şah saltanatına başladığından itibaren İran için büyük önem taşıyan ve modern İran'ın temelini oluşturan reformlar yapmıştır.
- Mirza Kuçik Han ve diğerlerinin çıkardığı kargaşayı susturmuş ve İran Azerbaycanı ve Gilan-Mazenderan'da merkezi hükûmetin gücünü oturtmuştur. Kürt isyanlarını bastırmıştır.
- Özellikle Kaşan ve Luristan'da hüküm süren eşkıyaları yok etmiştir.
- Ordunun birleştirilmesi ve modernizasyonu. Askerlik kanununun geçirilmesi.
- Huzistan'da ortaya çıkan hükûmetin bastırılması, bölgenin İran'a tekrar bağlanması.
- Güney-Kuzey demiryolunun yapılması.
- Şeriat hakimi yerine yargı sisteminin oluşturulması. Kapitülasyon yasalarının iptali.
- İran Milli Bankası'nın kurulması ve İngiliz bankalarının İran ekonomisindeki yerlerinin küçültülmesi.
- Deniz ve Hava kuvvetlerinin kurulması.
- Yabancı bankalarca yapılan İran paralarının yapımının İran'a alınması.
- İran Milli Krallık Mücevherleri Müzesi'nin kurulması.
- Gümrük yasalarının çıkartılması ve gelirlerinin devlet hesabına girilmesi.
- William Knox D'Arcy ile olan petrol anlaşmasının iptali. Anlaşmanın İran-İngiliz petrol şirketi ile yapılması.
- Ziraat Bankası'nın tesisi.
- Şapka ve Kıyafet Yasası'nın çıkartılması.
- Tütün ve şeker fabrikalarının ülkenin dört bir yanında kurulması.
- Yolların yapımı, birçok tünel ve önemli köprülerin yapımı.
- Eğitim sisteminin modernizasyonu.
- Tahran Üniversitesi'nin kurulması.
- 1877 doğumlular
- 1944'te ölenler
- Pehlevî Hanedanı
- İran şahları
- İran başbakanları
- İranlı askerler
- İranlı antikomünistler
- İranlı milliyetçiler
- İranlı sekülaristler
- İslamcılık eleştirmenleri
- Gürcü asıllı İranlılar
- II. Dünya Savaşı siyasi liderleri
- Müslüman hükümdarlar
- Darbe ile iktidara gelen liderler