Βασιλική Κινστέρνα | |
Yerebatan Sarnıcı | |
Yerebatan Sarnıcı Yerebatan Sarnıcı (Türkiye) | |
| Konum | İstanbul |
|---|---|
| Koordinatlar | 41°0′29″K 28°58′40″D / 41.00806°K 28.97778°D |
| Tür | Sarnıç |
| Sit ayrıntıları | |
| Mülkiyet | Vakıflar Genel Müdürlüğü |

Yerebatan Sarnıcı (Bizans Yunancası: βασιλική κινστέρνή; Latince: Basilica Cisterna) İmparator Justinianus (h. 527-565) döneminde İstanbul'da şehrin su ihtiyacını karşılamak üzere 526-527 senelerinde yaptırılmış kapalı su sarnıcıdır.
Ayasofya'nın güneybatısında, Soğukçeşme Sokağı'nda bulunmaktadır. Suyun içinden yükselen pek çok mermer sütun nedeniyle halk arasında Yerebatan Sarayı olarak isimlendirilmektedir. Sarnıcın üzerinde daha önce bir bazilika bulunmasından ötürü, Bazilika Sarnıcı olarak da adlandırılır.
Bizans imparatoru I. Justinianus tarafından yaptırılan sarnıç, şehrin birinci ve ikinci tepeleri arasındaki bölgelerin su ihtiyacını karşılayan Hadrianus su yollarına bağlandı. İstanbul'un Osmanlılar tarafından fethinden sonra Sarayburnu ve Bahçe Kapısı civarına su dağıtım merkezi olarak hizmet sundu; Osmanlılar'ın şehirde kendi su tesislerini kurmasından ve Bizans dönemine ait eski suyollarının tamiri ardından sarnıcın su dağıtım merkezi olma işlevi kısmen değiştirilmiştir. İsmi saraya, sadrazamın ahırlarına, caddeye ve mahalleye verildi. Üzerinde oluşan mahalle ve Cağaloğlu'nu Divanyolu ve Ayasofya Meydanı'na bağlayan Yerebatan Caddesi ile varlığını ve önemini sürdürmeye devam etti. Merkezinde bulunduğu mahalleyi temsil eden fiziksel bir yapı ve simge haline geldi.
Müze ve etkinlik mekanı olarak kullanılmakta olan sarnıç, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından işletilmektedir.
Konumu
Ayasofya'nın güneybatısında, Soğukçeşme Sokağı'nda bulunmaktadır. Bizans İmparatorluğu'nda dünyanın sıfır noktası olarak kabul edilmiş Milyon Taşı'nın yanındadır. Binbirdirek Sarnıcı, Şerefiye Sarnıcı, Akhilleus ve Zeuksipposs Hamamları ile aynı bölgede konumlanmaktadır.

Mimari özellikleri
Yerebatan Sarnıcı, kayalık bir zemine oturan, tuğladan inşa edilmiş, dikdörtgen planlı bir yapıdır. Ölçüleri ilk defa I. Dünya Savaşı döneminde Alman arkeolog Eckhard Unger tarafından alınmış ve 138 x 64,6 m olduğu belirtilmiştir.
Sarnıcın, geçmişte üzerinde bulunduğu düşünüleni Basilika Stoa adlı anıtsal yapının ve bölgenin su ihtiyacını karşılamak için yapıldığı tahmin edilir. İmparatorlukstoasının avlusunda yapılan bir kazı işlemi sonucunda, ana kaya seviyesine kadar inilerek bir sarnıcın depo bölümü oluşturuldu. Bu depo bölümünü oluşturan sütun sıraları arasındaki boşluklar, kemerlerle birbirine bağlanmış ve üzerleri tonozlarla kapatıldı. Yaklaşık 100.000 ton su depolama kapasitesine sahiptir.
Üzerindeki tuğla örgülü tonozu taşıyan 336 sütun vardır. Doğu-batı yönünde 28, güney-kuzey yönünde 12 sütun sırası bulunur. Kuzeybatı tarafındaki II. Abdülhamid döneminde kapatılan alan içerisinde kalan 41 sütun bugün görülmez.
Yapıda bezemeli sütun, Korint sütun başlıkları ve ters yüz edilmiş Medusalı başlıklar gibi devşirme malzemeler kullanılmıştır. 98 adet sütun ise Yerebatan Sarnıcı için özel yapılmıştır.
Yapıya, güneydoğu tarafındaki taş merdivenlerle inilir.
Medusa Heykellerinin Hikayesi
Yerebatan Sarnıcı'ndaki Medusa başlarının hikâyesi, Bizans döneminden kalma mitolojik bir sembolle ilgilidir ve hem tarihi hem de mistik öğeler içerir.
Medusa'nın mitolojik hikâyesi: Medusa, Yunan mitolojisinde Gorgon adı verilen üç kız kardeşten biridir. Başlangıçta güzel bir kadın olan Medusa, tanrıça Athena'nın tapınağında Poseidon ile ilişkiye girdikten sonra Athena tarafından lanetlenmiş ve saçları yılanlarla dolu korkunç bir yaratığa dönüştürülmüştür. Medusa'nın bakışları o kadar güçlüdür ki, ona bakan herkes taşa dönüşür.
Yerebatan Sarnıcı'ndaki Medusa başları: Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'un Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde (6. yüzyıl) inşa edilen büyük bir yeraltı su deposudur. Sarnıçta, sütunlardan ikisinin kaideleri Medusa başlarıyla süslenmiştir. Bu başlar, biri ters, diğeri yan şekilde yerleştirilmiştir. Bununla ilgili birkaç teori vardır:
- Koruyucu amaç: Medusa'nın bakışlarının taşa çevirme gücüne inananlar, Medusa başlarını sarnıçta koruma sembolü olarak kullanmış olabilir. Medusa'nın başının ters veya yan yerleştirilmesi de bu gücün etkisini nötrlemek amacıyla olabilir.
- Yeniden kullanım: Bir diğer teoriye göre, Bizanslılar antik dönem yapılarından malzemeleri alıp yeniden kullanmışlardır. Medusa başları, başka bir yapıdan alınarak sarnıca yerleştirilmiş olabilir ve ters ya da yan durmaları tesadüfi olabilir.
- Hristiyan sembolizmi: Medusa'nın sembolü, pagan inanışlardan Hristiyanlık dönemine geçişi simgeleyebilir. Ters ya da yan yerleştirilmiş başlar, bu eski inançların güçsüzleştirilmesini ve Hristiyanlık'ın zaferini de ifade ediyor olabilir.
Her ne kadar kesin bir bilgi olmasa da, Medusa başlarının varlığı Yerebatan Sarnıcı'na hem mistik hem de kültürel bir derinlik katmaktadır.
Popüler kültürdeki yeri
Sarnıç, Dan Brown'ın 2013'te yayınlanan Cehennem adlı gerilim ve gizem romanına konu olmuştur. Romanın uyarlandığı 2016 çıkışlı ve Tom Hanks ve Felicity Jones'un başrollerinde oynadığı aynı adlı filmde, Yerebatan Sarnıcı bölümleri için Budapeşte'deki film platosunda sarnıcın birebir kopyası yapılmış ve sarnıcın tarihî dokusuna zarar vermemek için çekimler orada yapılmıştır.
Galeri
Jennifer Steinkamp'in Mars'a Uçuş 9 adlı video yerleştirme eseri
Ozan Ünal'ın Anksiyöz Bilgeler adlı eseri
Ozan Ünal'ın Zambaklı Lavi adlı eseri
Ali Abayoğlu'ın Denizanası adlı eseri
Muzaffer Tuncer'in İnziva adlı eseri
Yerebatan Sarnıcı'nın restorasyon sonrası güncel hali.
Yerebatan Sarnıcı'nın restorasyon sonrası güncel hali.
Yerebatan Sarnıcı'nın restorasyon sonrası güncel hali.
Ayrıca bakınız
- Şerefiye Sarnıcı
- Binbirdirek Sarnıcı
- Konstantinopolis
- İstanbul'daki sarnıçlar
- İstanbul ilindeki Bizans yapıları
- Bizans sivil mimarisi
- 530'larda mimarlık
- İstanbul'un Tarihî Alanları