| Kızılbaşlık |
|---|
| dizisinin bir parçası |
Gürûh-u Naci veya Fırka-i Nâciye, kurtulmuş kesim, güruh veya topluluk anlamına gelen, rivayete göre İslam peygamberi Muhammed'in kendisinin yolundan ilerleyen ve cehennem'e gidecek toplulukların arasında katmadığı kişilerden oluşur. Kızılbaşlar ve Bektaşiler; güruh-u naci'nin kendilerinin olduğuna inanırlar.
Kızılbaş geleneğinde Güruh-u Naci
Kızılbaş geleneğine göre Güruh-u Naci; Kırklar Meclisi’ne bağlı olanlar, İmam Ali’nin ve On İki İmamların yolundan gidenler, yola erkânla bağlı kalanlardan oluşur. Dört kapı kırk makam öğretisi bu güruh'un arasında katılmanın bir parçası olarak görülür. Özellikle Kızılbaş edebiyatında özel bir yeri vardır. Ozanlar beyitlerinde ve deyişlerinde sıklıkla kullanır. Bazen sadece atıf olarak Güruh-u Naci'den bahsedilir.
Şeyh Merzuban Veli başımın tacı, Horasan erleri güruh-ı naci; Fakı Baba gönüllerin ilacı, Derdimin dermanı Pir Adem gel gel. -Karaoğlan
Bazen ise kurtuluşa ermeyi amaçlayan temiz insan olma geleneğine bağlılığını belirtmek için bahsedilir.
Güruh-u naciye ereyim dersen, Bu yola girenler izinden belli; Can verip cemalin göreyim dersen, cemalin görenler gözünden belli. -Turabi Baba