Destek
Ücretsiz İndirme ve Bilgi Platformu
  • Vikipedi
  • Müzik

Osmanlı Devleti arması, Osmanlı arması ya da Arma-i Osmanî, 19. yüzyılda Birleşik Krallık geleneğindeki nişanlardan etkilenilerek Osmanlı Devleti için hazırlanm

Osmanlı İmparatorluğu arması

  • Ana Sayfa
  • Osmanlı İmparatorluğu arması

Osmanlı Devleti arması, Osmanlı arması ya da Arma-i Osmanî, 19. yüzyılda Birleşik Krallık geleneğindeki nişanlardan etkilenilerek Osmanlı Devleti için hazırlanmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu arması
Ayrıntılar
KullananSultan II. Abdülhamid
Kabul tarihi1882
NişanBeş Osmanlı nişanının madalyaları
Diğer elemanlarÇapa ve terazi
KullanımıOsmanlı Hanedanı
ÇizerCharles Young

Abdülmecid devrinde meydana getirilen arma, Osmanlı armasının nüvesini oluşturmuştur. 30 farklı sembol içeren armanın son hali, 17 Nisan 1882'de Sultan II. Abdülhamid tarafından yürürlüğe kondu. Ortasında padişah tuğrası bulunan güneş sembolü, armanın nerdeyse yarısını oluşturur. Arma geleneksel ve modern silahlar ağırlıklıdır; hukuk ve adaleti öne çıkaran semboller de bulunur.

İçindekiler

Tarihçe

Önceki devlet sembolleri

Osmanlı arması meydana getirilmeden önce Osmanlı Devleti'nde padişah tuğraları devlet nişanı yerine geçiyordu. Ay-yıldız, sancaklardaki tek ve üç hilal de devletin sembolü olarak kullanılmaktaydı. Ancak bunlar gerçek birer arma değildi. 1727'de İbrahim Müteferrika Osmanlı arması oluşturmak için denemeler yaptı. Ancak denemeleri, çizim olarak kaldı. III. Selim ve II. Mahmud'un saltanatları sırasında da birer arma yaptırılmıştır ancak bu armalar bir devleti değil de padişahı temsil etmekte olduğundan birer devlet arması niteliğinde değildi.

18. yüzyılda, yeni devlet sembolleri yaratma ihtiyacına paralel olarak, madalya ve nişan yaptırma geleneği başladı. Gülhane Hatt-ı Hümayunu'nun hatırasını yaşatmak amacıyla Belçikalı hakkak Laurent Joseph Hart'a 1850'de ısmarlanan Tanzimat Hatıra Madalyası, devlet ekranı tarafından çok beğenildi. Çoğu silah olmak üzere birçok objenin üst üste dizildiği bu tasarım, daha sonra tasarlanan Osmanlı armasının ilham kaynaklarından biri olarak kabul edilir.

Osmanlı armasının yapılışı

Osmanlı armasının yapılış süreci Kırım Savaşı'ndan sonra başladı. Kırım Savaşı'nda Fransa, Sultan Abdülmecid'e Légion d'honneur nişanı vermişti. Osmanlı Devleti ile yakın ilişkiler kurmaya çalışan Birleşik Krallık Kraliçesi Victoria, Fransızların verdiği nişana karşılık Kasım 1856'da Osmanlı Sultanı'na Dizbağı Nişanı'nı sundu. Geleneğe göre nişanı alan kişi ya da hükümdarların armaları Londra'da Windsor Sarayı'nda bulunan Saint George Kilisesi'nin duvarında asılmalıydı. Kraliçe Osmanlı İmparatorluğu'nun devlet arması olmadığını öğrenince Sör Charles Young isimli arma uzmanını Osmanlı armasını çizmekle görevlendirdi.

İstanbul'a gelerek araştırmalarda bulunan Young'a Etyen Pizani isminde bir tercüman yardımcı oldu. Bir yılda hazırlanan çizim, Londra Sefiri Kostaki Bey aracılığıyla Sultan Abdülmecid'e sunuldu ve Abdülmecid tarafından yapılan birkaç küçük değişiklikle kabul edildi. Orijinal nüsha Harbiye Nezareti'nde koruma altına alındı.

II. Abdülhamid dönemi

Osmanlı nişanının son hali, 17 Nisan 1882'de Sultan II. Abdülhamid tarafından yürürlüğe kondu. Saltanatı sırasında Yıldız Sarayı'na çekilen ve görünmeden varlığını hissettirme politikası güden padişah, armanın halka hem kendisini, hem de İmparatorluğun geçmişini, eyaletlerini, askerî gücünü, bütünleştirici yapısını, şeriata ve modern yasalara bağlılığı hissettirmesi için sembollerden faydalandı. Osmanlı arması en çok II. Abdülhamid döneminde kullanıldı ve Sultan ile özdeşleşen bir sembol haline geldi.

Abdülhamid'in son dönemlerine doğru armaya hilal ilave edildi. Armada, ortasında padişahın tuğrasının yer aldığı madalyonu alttan kuşatan ve uçları yukarı doğru bakan hilalin içinde "El-müstenidü bi-tevfîkâtir-Rabbâniyye meliküd-devleti'l-Osmâniyye" (Osmanlı melikleri Allah'ın yardımına dayanarak iş görürler) ibaresi konmuştur.

Armanın yaygınlaşması

Osmanlı armasının resmî belgelerde bulundurulması, 12 Mart 1890'da alınan kararla zorunlu kılınmıştır. Osmanlı arması, okul karakol, kışla, gar, hastane gibi binalara da nakşedilmiş; ayrıca özel kurum ve kuruluşların ürünlerinde kullanılmasına da izin verilmiştir. Böylece resmî dokümanlardan kitap ciltlerine, tütün paketlerine kadar Osmanlı arması çok çeşitli alanlarda ve ticarethanelerde yaygın bir biçimde kullanılmıştır.

Yıldız Sarayı bahçesindeki çini fabrikasında üretileni vazolar, Osmanlı armasına sıklıkla rastlanan ürünlerdir. Örneğin Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu'ndaki 1896 tarihli Yıldız porseleni vazoda Osmanlı devlet arması yer almaktadır. Dolmabahçe Sarayı'nın Pembe Salon perdesi, üzerine Osmanlı arması bulunan bir başka örnektir. Osmanlı Devleti armanın ürünlerin üzerinde kullanılmasına izin vermiş ancak tüketildikten sonra atılan, yırtılan kısacası devletin itibarını düşürecek ürünlere kendi işaretlerinin basılmasına net olarak karşı çıkmıştır.

İmparatorluğun her yerinde esnaf ve tüccarların ilgili bakanlıklardan izin alarak Osmanlı armasını dükkân ve mağazaların kapılarının üst tarafına bir itibar göstergesi olarak asması mümkündü ve bu, tüccarlar tarafından bir itibar göstergesi olarak görülmekteydi. Dükkânının kapısına Osmanlı arması asanlar bunun için bir ücret ödemezlerdi ancak armayı kullanmalarına izin verilmesi halinde ürettikleri veya sattıkları üründen senelik belirli bir miktarı Darülaceze gibi hayır kurumlarına bağışlamayı taahhüt edenler olurdu.

Osmanlı arması, dini mimaride de kullanıldı. Bir örneği, 19. yüzyıla ait duvar resmi ve kalemişi barındıran Kütahya'daki Tavşanlı Kurşunlu Cami'dir. Caminin harim bölümünde, Süleymaniye Camii tasvirinin yanında 1912 tarihi ve Osmanlı arması vardır. Osmanlı armasının mezar taşlarında kullanıldığı da görülmüştür. Aydın Cihanoğlu Mezarlığı'nda 1892 tarihli Mustafa Nuri Bek'in şahidesi, Osmanlı arması ve II. Abdülhamid'in tuğrasının yerleştirildiği bir örnektir. İstanbul-Eyüp Hüsrev Paşa Kütüphanesi'nin arkasındaki hazirede bulunan "süvari askeri reisi Hoca Raşid Paşa’nın mahdumu Müşir İsmail Hakkı Paşa"nın 1910 tarihli sembolik lahdinin pehle taşlarında (mezardaki baş ve ayak taşı arasındaki zeminden az yükseltilmiş yassı uzun bölüm) Osmanlı arması yer alır.

Armadaki sembollerin anlamının kayda geçirilmesi

1905 yılında Avusturya'nın İstanbul Sefaretinin, Hariciye Nezareti'ne Osmanlı armasının üzerindeki unsurların neleri sembolize ettiğini sorması ile başlayan yazışmalar sonucu Osmanlı bürokrasisinde devlet armasının ne anlama geldiği bilinmediği ortaya çıktı. Gerekli cevabın hazırlanması için hemen bir heyet oluşturulması kararlaştırıldı. Osmanlı armasındaki unsurların ne anlama geldiği bu heyetin çalışması ile ilk kez 1905'de kayda geçirildi. Erkan-ı Harbiye Resimhanesi'nde görevli Miralay Reşit Bey başkanlığındaki heyet çalışmalarını 7 Aralık 1905'te tamamladı; Maliye Nazırı Mehmed Ziya Bey aracılığıyla 25 Şubat 1906'da Sadâret'e teslim etti.

II. Abdülhamid'den sonra

II. Abdülhamid'in tahtan indirilmesinden sonra ve Sultan Mehmet Reşat döneminde, Osmanlı armasında herhangi bir değişiklik yapılmadı. Devlet armasında kullanılan semboller, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin kurduğu çeşitli kuruluşların amblemlerine eklenerek yaygınlaştırıldı ve kitlesel hale getirildi. Sultan Vahdeddin armaya kendi tuğrasını resmettirdi.

Türkiye Cumhuriyeti arması

29 Ekim 1923 itibarıyla Osmanlı armasının bir hükmü kalmadı. Fakat armadaki silahlar çıkarılıp tuğranın yerine de ay yıldız konarak, arma bir süre daha kullanılmaya devam etti. 1926'da Türkiye Cumhuriyeti armasını belirlemek için bir yarışma yapıldı. 75 eser arasında Namık İsmail Bey'in, ortada ay yıldız alt kısmında kurt simgesi olan eseri birinci seçildi. Ancak Heyet-i Vekile'nin ve Mustafa Kemal Paşa'nın onayına sunulan arma, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin resmî arması olarak kabul edilmedi. Türk bayrağındaki ay-yıldızın arma olarak kullanımı benimsendi; pasaportlar ve kimlik kartları bu şekilde düzenlendi.

Semboller

Osmanlı arması, 30 farklı sembol içerir. Bu sembollerin ne anlama geldiği konusunda arma oluşturulduğu dönemde devletin hiçbir kademesi yeterince bilgilendirilmemişti. Armadaki sembollerin ne olduğu konusunda ilk kez 1905'te resmî bir çalışma yapılmış ve kayda geçirilmiştir. Armadaki semboller şunlardır:

  • Eski bir savunma silahı olan kalkan, armanın merkezini teşkil eder.
  • Kalkanın üstünde ve tam ortasında sorguçlu serpuş yer alır. Batı'daki armalarda görülen taca karşılık geldiği düşünülür.
  • Tepe noktasında, sultanın tuğrası bulunur. Tuğra, bir güneş tarafından çevrelenmiştir. Tuğranın etrafındaki güneş motifi, kimi kaynaklarda padişahın tebaayı aydınlatan güneşe benzetilmesini şeklinde yorumlanmıştır.
  • Tuğranın altındaki ay, kimi kaynaklarda padişahın dünyadaki bütün Müslümanların koruyucusu olduğu şeklinde yorumlanmıştır.
  • Sağ ve sol taraflarında serpuşa yakın bir noktasında birer adet mızrak vardır.
  • Mızrakların hemen yanında sağda kırmızı ve solda yeşil sancaklar püskülleriyle birlikte toplanmış bir vaziyette çapraz olarak yer alır. Al ve yeşil zeminli sancaklar Osmanlı'da 19.yy öncesinde orduda, donanmada ve sivil filoda diğer sıklıkla kullanılmıştır. Al zemin —Sultan Abdülaziz'den sonra vişne çürüğü zemin— üzerine beyaz hilâl ve beş köşeli yıldız detaylı sancak devletin resmî sancağıdır ve Trablusgarp hariç tüm eyalet ve sonraki vilayetlerin de sancağı olarak kullanılmıştır.
  • Ortada, kenarına 12 küçük yıldız işlenmiş kalkan bulunur. 12 yıldız, kimilerine göre 12 burcu simgeler, kimilerine göre Osmanlı Devleti'ni evrenin merkezine koyma anlamındadır; kimilerince Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı bölgelerle alakalıdır.
  • Armadaki silahlar, cengaverliğin ve ordudaki çeşitli grupların simgesidir. Sağ tarafta eski silahlar, sol tarafta yeni silahlar vardır. Sağdaki silahlar tek ve çift taraflı teber, bir adet kargı, piyade ve süvarilere ait yeni usulde yapılan kılıç, bir top, bir adet zırh ve eskiden kullanılan bir aşiret kılıcı ile tomardır (gülle sürgüsü). Soldaki silahlar, Nizam-ı Cedit ıslahatları sonrasında Osmanlı ordusunun asli teçhizatı haline gelen süngülü tüfek, tek ağızlı teber, genelde subayların kullandığı bir silah olan revolver, asadır. Armada silahların toplu olarak yer almasının ana nedeni güçlü Osmanlı ordusunun bütün unsurları ile yansıtılması kaygısı olduğu düşünülür.
  • Şeşper ve asaya asılı terazi, adaleti simgeler.
  • Terazide bulunan iki kalın kitaptan alttaki kırmızı ciltli olan, Osmanlı kanunnameleri; üstteki yeşil ciltli olan Kur'an'dır.
  • Osmanlı sancaklarının birleştiği noktada, sola doğru uzayarak tasvir edilen bir bereket boynuzu bulunur. Çiçekle dolu bereket boynuzu, hoşgörü ve müsamahayı, devletin birleştirici yapısını simgeleyen bir sembol şeklinde yorumlanır. Kimileri ise bunu Osmanlı topraklarının bereketini simgeleyen bir sembol olarak yorumlar.
  • Gemi çapası, gemiciliğin evrensek sembolüdür.
  • Modern mızıka takımında kullanılan bir çalgı olan borazan, iletişim ve haberleşmenin simgesi olarak düşünülür. Yeniçeri ocağındaki Mehterhane ve Türk töresindeki nevbet geleceğine gönderme yapar.
  • Meşale, geleceğe yönelik ülkülerin ve eğitimin sembolüdür.
  • En altta, kıvrık dallardan oluşmuş bitkisel motif bulunur. Motif, Osmanlı bezemelerinde sıklıkla görülen rumi ve palmet desenlerini andırır.
  • En altta asılı madalyonlar; İmtiyaz Nişanı, Osmaniye Nişanı, İftihar Nişanı, Mecidiye Nişanı ve Şefkat Nişanı'dır.

Farklı tasarımlar

1882 armasının birkaç farklı versiyonu vardır:

  •  
    Mermerden Osmanlı arması, Kocaeli Arkeoloji ve Etnografya Müzesi
  •  
  •  
    Alman İmparatoru II. Wilhelm'in 1898'de Kudüs'ü ziyareti sırasında kendisine sunulan Osmanlı arması
  •  
    Hariciye Nezareti Salnamesi'ndeki Osmanlı arması
  •  
  •  

1882 öncesi resmi olmayan armalar

  •  
    1846

Ayrıca bakınız

  • Türkiye arması
←Sonraki YazıÖnceki Yazı→
En Çok Okunan - Vikipedi
  • Nisan 05, 2026

    Pınar Saka

  • Mart 31, 2026

    Halide Edib Adıvar

  • Nisan 02, 2026

    II. Napolyon

  • Nisan 04, 2026

    Yazılım mühendisliği

  • Nisan 09, 2026

    Mustafa Altıoklar

Stüdyo

  • Vikipedi
  • Müzik

Bülten Kaydı

İletişime geç
Bize Ulaşın
© 2025 www.turkcewiki.tr-tr.nina.az - Her hakkı saklıdır.
Telif hakkı: Dadash Mammadov
Üst