Destek
Ücretsiz İndirme ve Bilgi Platformu

Ahmet Nejdet Sançar (Çiftçioğlu) (1 Mayıs 1910, İstanbul - 22 Şubat 1975, İstanbul), Türk eğitimci, yazar, düşünür, fikir adamıdır.Nihâl Atsız'ın kardeşidir.

Nejdet Sançar

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Nejdet Sançar
DoğumAhmet Nejdet
1 Mayıs 1910(1910-05-01)
İstanbul, Osmanlı Devleti
Ölüm22 Şubat 1975 (64 yaşında)
İstanbul, Türkiye
Defin yeriKaracaahmet Mezarlığı, İstanbul
MilliyetTürk
Eğitimİstanbul Üniversitesi
UğraşEğitimci, yazar
Tanınma nedeniIrkçılık-Turancılık Davası
Dinİslam (Sünnilik)
Çocuk(lar)1

Ahmet Nejdet Sançar (Çiftçioğlu) (1 Mayıs 1910, İstanbul - 22 Şubat 1975, İstanbul), Türk eğitimci, yazar, düşünür, fikir adamıdır.Nihâl Atsız'ın kardeşidir.

Yaşamı

Nejdet Sançar, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi mezunudur. Askerlikten sonra Sivas Öğretmen Okuluna edebiyat öğretmeni olarak atanmış ancak zamanın Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel'i karşılama törenine katılmadığı gerekçesi ile bu görevden alınmış ve Balıkesir Lisesine atanmıştır.[kaynak belirtilmeli] 1944 Irkçılık - Turancılık Davası'nda yargılanmıştır. 1960 yılında 16 yaşındaki oğlu Afşin'i yitirmesi üzerine felç geçirmiştir. Afşin için 1962 yılında Yeni İstanbul gazetesinde "Türk Gençliği Nasıl Olmalıdır?" konulu ödüllü bir yarışma düzenlemiş, bu yarışma daha sonraki yıllarda da sürmüştür. Felci atlatmak için uzun yıllar tedavi görmüş, kısmen iyileşmiştir. Bazı Türkçü dergilere makaleler yazmıştır.

Tarihte Türk - İtalyan Savaşları adlı yapıtının genişletilmiş biçimde yeniden basımı için uğraşırken 22 Şubat 1975 günü yaşamını yitirmiştir ve Karacaahmet Mezarlığı'na gömülmüştür.

1944 Irkçılık-Turancılık Davası

Balıkesir Lisesindeki görevini sürdürürken Irkçılık-Turancılık Davası altında Mayıs 1944'te başlayan ve Hüseyin Nihal Atsız, Alparslan Türkeş, Ankara Konservatuvarı Direktörü Orhan Şaik Gökyay, Hikmet Tanyu, Türk Tarihi Profesörü Zeki Velidi Togan, Reha Oğuz Türkkan gibi Türkçülerin de bulunduğu davada tutuklanmış ve Sıkıyönetim Mahkemesi'nde yapılan duruşmalar sonucunda 14 ay hapse mahkûm edilmiştir. Askerî Yargıtay, yargılananlara ilişkin kararı esastan bozmuştur. 5 Ağustos 1946'da 2 Numaralı Sıkıyönetim Mahkemesi'nde tutuksuz olarak başlayan Atsız ve arkadaşlarının davası (bu dava Kenan Öner - Hasan Âli Yücel Davası adı ile tanınmıştır), 31 Mart 1947'de sonuçlanmış ve 29 oturum süren mahkemede bütün sanıkların salıverilmesine karar verilmiştir.

Görüşleri

Siyasi

Nejdet Sançar Türkçü bir görüşe sahiptir. 1944 Irkçılık-Turancılık Davası'ndaki savunmasında şunları demiştir:

Yurdumu ve ırkımı seviyorum, onun içindir ki Türk ırkçısıyım. Bu sevginin manasını anlamayanlara sözüm yok. Eğer bu günahsa beni mahkum ediniz. Bu mahkumiyeti övünçle kabul ederim, şeref sayarım.

Nejdet Sançar Türkçülüğü 'Türk Milliyetçiliği'nin hususî adı' olarak nitelendiriyordu. Sançar, aynı Nihal Atsız gibi Türklüğe atılan kafatasçılık iftiralarına cevap veriyordu. Verdiği cevapta aynı Atsız gibi 'Türkiye'deki tek Kafatasçı'nın' Atatürk olduğunu söylüyordu:

Bir de, biliyorsunuz, kafatasçılık var. Aynı grup bütün milliyetçilere, hattâ milliyetçi olmayan komünist düşmanlarına «kafatasçı!» deyip çıkmaktadırlar. Bu kavramla, milliyetçileri, dalaverelerden haberi olmayanların gözünden düşürmeye çalışıyorlar. Halbuki, bu memlekette kafatasçılık dedikleri antropolojiyi, ilmî bir konu şeklinde ele alan tek kişi Atatürk'tür. Atatürk, Antropoloji Enstitüsü'nü kurdurmuş ve malûm kazıları yaptırarak pek çok kafatası ölçtürmüştür. Bu hareketle, Atatürk, Anadolu topraklarının Oğuzlardan önce de Türklerin vatanı olduğunu isbat etmek istemiştir. Bu konudaki eserler ortadadır. İlerde, burada, «Atatürk Devrinde Milliyetçilik Hareketleri» konulu konuşmamı yaparken, bunları da ortaya koyacağım. Sözün kısası, bugünkü deyimle, kafatasçı Atatürk'tür. Fikir tarihimizde isim yapmış milliyetçilerden hiç biri bu işle meşgul olmuş değildir. Bu itibarla yapılan saldırmalar bugünkü milliyetçilere değil, rahmetli Atatürk'edir. Bu hususu iyi bilmek lazım. Bilmek ve kızıl yalanları yutmamak.

Dini

Sançar, İslam dini ile Türklüğü et ve tırnak olarak görmüştür. Bu iki şeyin ayrılmaz bir bütün olduğuna inanmıştır. Bunu yakınlarına ve makalelerinde anlatmıştır. Necmeddin Sefercioğlu'nun aktardığına göre Sançar, Ramazan ayında Oruç tutmayı da ihmâl etmezdi.

Ayrıca Sançar'ın kendisi bir makalesinde Müslüman olduğunu bizzat şöyle aktarır:

Gerçek şudur: Ben, milyonlarca Müslüman Türk'ten birisiyim. Ama, hemen belirteyim ki, eğer şaman olsaydım, bunu da hiç çekinmeden söylerdim. Çünkü bir insanın şu veya bu dinde olması, sadece, kendisinin bileceği bir şeydir ve başkalarını asla ilgilendirmez. Evet, ben Müslüman bir Türküm. Ama, din tüccarlığının ve yobazlığın karşısında olan Müslüman bir Türk...

Eserleri

  • 1942: Tarihte Türk-İtalyan Savaşları, Aylı Kurt Yayınları, İstanbul
  • 1943: Irkımızın Kahramanları, Aylı Kurt Yayınları, İstanbul
  • 1947: Hasan Âli İle Hesaplaşma, Aylı Kurt Yayınları, İstanbul
  • 1950: Kızıl Cennet Masalı, Komünizmle Mücâdele Yayınları, Zonguldak
  • 1950: Komünist Nedir?, Komünizmle Mücâdele Yayınları, Zonguldak
  • 1951: Mehmet Emin Yurdakul ve Şiirleri, Komünizmle Mücâdele Yayınları, Zonguldak
  • 1959: Türk Moskof ve Komünist, Toprak Yayınları, İstanbul
  • 1963: Afşın'a Mektuplar, Afşın Yayınları, Ankara
  • 1965: Türk Kahramanları, Afşın Yayınları, Ankara
  • 1966: Gizli Komünist Belgeleri, Afşın Yayınları, Ankara
  • 1977: İsmet İnönü ile Hesaplaşma, Afşın Yayınları, Ankara
  • 1975: Nâzım Hikmet Masalı, Afşın Yayınları, İstanbul
  • 1976: Türkçülük Üzerine Makaleler, Töre-Devlet Yayınevi, Ankara
  • 2016: Türk ve Yabancı Millî Destanlarından Örnekler, Hazırlayan Serkan Akgöz, Bozkurt Yayınları, İstanbul
  • 2018: Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri, Hazırlayan Serkan Akgöz, Bozkurt Yayınları, İstanbul
Üst